25 Aralık 2011 Pazar

Hayat Sahnesi...

Hiçbir şeyin gerçek olmadığı bir yerden yazıyorum.
Hayattan!...
Her şeyin sahte olduğunu öğrenmek kadar acı verici bir çok şu hayatta...
Arkadaşlıkların, dostlukların, aşkların, sevgilerin, hayatların...
Hayatlarda sahte.
Evet olabildiğince sahte.
Sanki bir kukla gösterisindeymişiz gibi hayat.
Devamlı bizi hareket ettiren iplerimizi var.
Ağzımıza yazılmış replikler.
Olması gereken olaylar var.
Bir gün iplerimizi kestiklerinde bir hiç olacağız.
Bunu bile bile devam ediyoruz her şeye.
Mutlu gibi davranmaya.
Sahte gülücükler takınmaya.
Maskemizi o kadar benimsemişiz ki, onu çıkardığımızda hiçbir şeye adapte olamıyoruz.
Rollerimiz bu dünyaya gelmeden önce belirlenmiş.
Konuşmalarımız yazılmış.
Sahnelerin hepsi kusursuz Hollywood setlerinde olmayan cinsten.
Bir yönetmen var Tanrı dedikleri.
Veee Motor dediği an nefes almaya başlıyoruz.
Kestik diyene kadar devam ediyoruz.
Bu kadar basit aslında.
Hüzünlerimizi, acılarımızı, mutluluklarımızı bize yaşatan tek bir kişi var.
Onun izni olmadan yapamıyoruz.
Şunu söyleyeyim son olarak;
Hiç iyi bir yönetmen değilsin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder