Bir elmanın iki yarısı değiliz biliyorum. Nereden birleştirmeye çalışırsam çalışayım hep bir yer açıkta kaldı. Açıkta kalan kısım benim kalbimdi. Sana verdiğim, sadece sana ait olan kalbimdi. Hiçbir zaman tamamlamaya çalışmadın. Gerek duymadın. Belki de böyle tamamlıyordun birisini. Bilmiyorum. Ne düşündüğünü bile bilmiyorum. Hayatına giren herkesten daha iyi tanıyorum seni. Kendimden daha iyi tanıyorum ama ne düşündüğünü hiçbir zaman bilemedim. Soru işaretlerim hep havada asılı kaldı. O boşlukta durmaya devam ediyorlar ve sonsuza kadar öyle kalacaklar bunu da biliyorum.
Hislerini saklıyorsun neden biliyorum ama bana karşı olan hislerini saklamasan keşke.
Kafamın içinde bir kıyaslama var her zaman. O'nu daha çok sevdiğine dair. Ona gerçekten aşık olduğuna dair. Ben sadece öylesine birisiymişim gibi hissediyorum. Bir şey söylediğinde Ona da mı söyledi acaba bunları diye düşünüyorum. Hiç tanımadığım bir insanın hayaleti var. Acaba onunda sorduğu soruların hepsinin cevabını vermedin mi? Yoksa verdin mi? Onu benden daha mı çok sevdin?
Neyse yine cevaplanmayacak bir sürü soru var kafamda. Bu sorular yüzünden paranoyak bir insan haline geldim. Hatta o insan yüzünden paranoyak oldum.
Senin benimle ilgilenmeni istiyorum sadece. Bunun için her şeyi yapıyorum yine de umrunda değilim. En çok bu üzüyor biliyor musun beni. Senin umrunda olmamak. Sen canın istediği zaman umrunda oluyorum. Bunun farkındayım ama senden vazgeçemiyorum. Vazgeçmem için bir sürü sebep varken olmuyor. İstemiyorum.
Seni sevmeyi seviyorum. Sana bakmayı seviyorum. Sana dokunmayı seviyorum. Neden vazgeçeyim?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder